‘Büyük Ortadoğu’ mercek altında

Mustafa Peköz ‘Küresel Savaşta Büyük Ortadoğu’ adını verdiği kitabında, küresel sistem güçlerinin ‘Büyük Ortadoğu Stratejileri’ni inceliyor.

12 Haziran 2015 Cuma | Kültür-Sanat

Araştırmacı yazar Mustafa Peköz, Vivo Yayınları tarafından yayınlanan ‘Küresel Savaşta Büyük Ortadoğu’ adını verdiği yeni kitabında küresel sistem için hayati önemde olan ‘Büyük Ortadoğu’ coğrafyasını hedefleyen bölgesel sömürgeleştirme politikalarının arka planını inceliyor. Bugüne kadar Türkiye’de yayınladığı 8 kitabında başta küresel güçlerin siyasal olarak değerlendirilmelerine, Kontrgerilla stratejilerine , Politik İslam’ın Türkiye’deki gelişimine, Göçmenlik sorunlarına ve Küresel güçlerin çatışma merkezi olarak Asya’daki durumlarına yönelik araştırma inceleme kitapları bulunan Peköz, bu kez çalışmasının odağına ‘Büyük Ortadoğu’yu alıyor. 


Ortadoğu’yu yeniden yapılandırmak

Mustafa Peköz kitabında, günümüzde küresel kapitalist sistemde ekonomik, politik, askeri, kültürel ve toplumsal ilişkilerde çok yönlü değişiklikler yaşandığına, kapitalist sistemin, kendisini yeniden yapılandırarak yeni alanlara doğru ilerlediğine vurgu yapıyor. Kapitalist küreselleşmenin bölgesel savaşlar üzerinden kendisine yeni sömürü alanları açtığını belirten Peköz, dünya kapitalist sisteminin ‘Büyük Ortadoğu’ olarak tanımladığı bölgeyi, yeniden yapılandırmaya çalıştığı küresel sistemin içine çekmeye çalıştığına dikkat çekiyor. Peköz, azami karın son derece yüksek olduğu bölgeleri kontrol altında tutarak küresel tekeller için bölgesel sömürge alanları yaratmaya odaklanan uluslararası güçlerin hedefinde başta Körfez bölgesi olmak üzere bütün Ortadoğu bulunduğunu gözler önüne seriyor. 

Bölgesel savaş politikalarının küresel stratejinin parçası olduğuna dair değerlendirmelere de yer veren Peköz, IŞİD’in Ortadoğu’nun bölgesel dengelerinin yeniden şekillendirilmesinde oynadığı rolü şöyle açıklıyor: “Enerji yataklarının bulunduğu bölgeler ve çevresinin bölgesel bir savaş alanına dönüşmesi, küresel stratejinin çok önemli bir parçası olup, epey önceden hazırlanan bir politik plan dahilinde uygulanmaktadır. ABD’nin başını çektiği küresel barbarlar, Ortadoğu’da yeni stratejik dengeler oluşturmak için bölgesel savaşı derinleştirmekle kalmıyorlar, etnik ve mezhepsel çatışmayı yaygın olarak kullanıyorlar. Bir dönem El Kaide küresel tekellerin stratejilerinin uygulanması için bir araç haline getirilirken, bugün ise IŞİD aynı işlevi görüyor. Bir kaos ya

ratma hareketi olarak konumlandırılan IŞİD, Ortadoğu’nun bölgesel dengelerinin yeniden şekillendirilmesinde önemli bir rol üstlenmiş bulunuyor.”


Kürtler dengeleri belirleyecek

Kitabında Kürtlerin Ortadoğu’daki durumuna yönelik saptamalar da yapan Peköz, “Bölgesel ilişkilerde güç dengelerini belirlemede çok daha üst düzeyde rol oynamaya başlayan Kürtler, geleceğin stratejik güç dengelerini belirleyecek bir konuma gelmeye başladılar. Bu durum Ortadoğu’da haritaların yeniden çizilmesi anlamına gelecektir” saptamasında bulunuyor. Peköz yaratılan politik olanaklara değinirken de, “Kürtlerin üzerinde yaşadıkları coğrafik konum Ortadoğu’nun kalbi durumundadır. Bu bakımdan bölgedeki bütün gelişmelerden doğrudan etkilenecek bir güçtür. Tersten, Kürtlerin mevcut politik ortamdan yararlanmaları kaçınılmaz ve zorunlu olarak bölge ülkelerini de çok ciddi oranda etkileyecek ve sarsacaktır. Küresel çıkarlar eksenli yaşanan çatışma, Kürtlerin bölgesel özerkliklerini güçlendirmekte ve yeni politik olanakların doğmasına yol açmaktadır “ belirlemesi yapıyor.

Türkiye’nin Suriye, Irak politikasının çöktüğü tespitini yapan Peköz, El Nusra ve IŞİD gibi İslamcı hareketlere çok aktif destek vermesi, Kobanê merkezli Rojava’nın tasfiyesi için izlediği stratejisinin başarısız kaldığını belirtiyor. Böylelikle IŞİD’e karşı savaşta ön plana çıkan PYD ve YPG’nin Rojava’nın politik ve askeri güçleri olarak uluslararası alanda tanınır konuma geldiğine, Türkiye’nin izole olduğuna değiniyor.

Mustafa Peköz’ün küresel sistemin Ortadoğu’yu hedefleyen bölgesel sömürgeleştirme politikalarının arka planını ortaya koyduğu kitabının uluslararası ve bölgesel güç dengelerinin yeniden şekillendiği coğrafyadaki çok yönlü gelişmelerin incelenmesi, alternatif stratejilerin oluşturulması bakımından da önem teşkil etmekte. 


 KÜLTÜR SERVİSİ 



1654

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA